YAZARLAR

Ömer Üründül

Felaket değil de ne!

Ömer Üründül - Sabah

Ömer Üründül, Fenerbahçe'nin gündemini değerlendirdi.

Fenerbahçe için “Milli maç arası tam zamanı, radikal kararlar gerekir” demiştim. Bu tablo ‘felaket olursa ancak’ diyen Ali Koç için neler ifade ediyordur. Artık ligde tren kaçtı ama yeni bir oluşumla hiç olmazsa Avrupa kulvarındaki şans devam eder

Bir takımın sportif başarısı için başkanın ve yönetim kurulunun içinde de hiç olmazsa en az bir kişinin futbolun teknik yönünü iyi anlaması, dünya futbolundaki gelişmeleri yakından takip etmesi gerekir. Teknik kadro kararı için masaya Cocu ve Comolli isimleri geldiğinde yönetimde, futboldan anlayan bir kişinin hemen söz hakkı istemesi ve şunları söylemesi gerekirdi: "Hiçbir Hollandalı hoca ülkemizde başarılı olamadı. Hiddink, PSV'yi Avrupa şampiyonu yaptı F.Bahçe'ye geldi. F.Bahçe dört ayda puan çetvelinin alt sıralarına düşüp ligin en çok gol yiyen ikinci takımı oldu ve Hiddink görevden alındı. Uzun seneler sonra Hiddink bu kez milli takımımızın başına geldi. Yine başarısız oldu. Ayrıca Advocaat ve Rijkaard örnekleri de var. Bugün artık Avrupa futbolunda Hollandalı teknik adam yok. Hollanda Ligi artık sıradan bir lig. Ayrıca dünya futbolunun devlerinden Hollanda Ulusal Takımı'nın son senelerdeki hali ortada. Hemen konuyu gündemden kaldıralım."

Comolli için de şöyle bir görüş bildirmeliydi: "Yabancı idari menajerler bizi tanımıyorlar. Comolli 6 senedir işsiz. Daha da önemlisi yakın zamanda Aziz Yıldırım döneminde İtalyan Terraneo örneği var. Hem maddi hem de sportif hüsran yaşanmıştı." Tabii bunları konuşacak kimse olmayınca yönetim bu ikiliyi takımın başına getirdi. Ama bu hatalardan mutlaka dönülmesi gereken gelişmeler kısa sürede arka arkaya yaşansa dahi ısrar edildi. 

LİGDE TREN KAÇTI...

Kayseri maçından hemen sonra gazetemdeki köşemde "YOL YAKINKEN" başlıklı yazımda milli maç arası tam zamanı radikal kararlar gerekir diye belirttim. Şimdi o yazımla ilgili kısa bir hatırlatma yapayım. İki nokta çok önemliydi: Birinci konu teknik açıdan, yeni bir kadronun uyum sağlaması için kadro istikrarı mutlak şarttır ama Cocu her maça 4-5 değişik oyuncuyla çıkıyordu. Ayrıca maçların gidişatlarına göre oyuncu hamleleri de son derece hatalıydı. Böyle bir tabloda başarılı olmak, istikrarlı neticeler almak futbolun doğasına aykırı bir durum. İkinci işaret ettiğim konu ise daha önemliydi: Kayseri maçından iki gün önce Harun ve Reyes transfer edildi ve Cocu takımın iki kaptanı ve emekçisi Volkan ile Mehmet Topal'ı kulübeye çekip iki günlük transferleri oynattı. Avrupa'dan birinci sınıf ses getiren çok önemli bir kaleci de transfer etsen, gelir gelmez ilk maçta forma verilmez. Değil ki Harun Tekin'e! Bu çok önemli teknik adam yanlışı. İki takım kaptanını moralman çökerttiği gibi diğer futbolcular tarafından da güven kaybı yarattı.

Sonuçta Cocu'nun bugüne kadar yaptığı her şey yanlış. Hatta aklıma yeni gelen bir durum daha var. Bu sene takım gençleşecek dendi. İki tane istikbal vadeden genç yetenek vardı. Eljif ve Barış, ikisi de iyi başlangıç yaptılar. Sonra yok sayıldılar. Sonuca baktığımızda yedi maçta 14 puan gibi tarihi rekor puan kaybı var. Sıralamada da 14. Bir de tarihi farktan kurtulunan Zagreb hezimeti... Bu tablo 'felaket olursa ancak' diyen Ali Koç için neler ifade ediyordur. Artık bundan sonra ligde tren kaçtı. Ama yeni bir oluşumla hiç olmazsa Avrupa kulvarındaki şans devam eder.


EN ÇOK OKUNANLAR

Günün Gazete Manşetleri